Prag, Praha, Prague …

 
2008 yılının Ramazan Bayramını Avrupa turu yaparak geçirmeyi tercih ettiğimizde bu turun en beğeneceğim kısmının Prag olacağını tahmin ediyordum. Hüzünle romantizmin muhteşem resitalini sunan Prag’a adım atar atmaz karşıma çıkan tarihi yapılar başımı döndürdü…

Otelimiz İbis Prag, gerçekten tur süresnce kaldığımız en iyi oteldi diyebilirim. En önemli avantajı ise şehir merkezine olan yakınlığı. Gidecek olanlara kesinlikle tavsiye edebilirim.

Prag 1. gün :

İlk gün için bir tur programımız yok ancak otele yerleştikten sonra yeni rehberimiz ile tanışıp şehir merkezine nasıl gideceğimizi öğreniyoruz ve yemek yemek için yola çıkıyoruz. Grubun çoğunun tercihi Türk yemekleri oluyor ancak ben yurtdışında yerel lezzetler yeme taraftarı olduğum için onlara katılmıyorum. Etrafta turlamak daha iyi bir seçenek oldu benim için.

 


Prag 2. gün :

Sabah kahvaltısı sonrası Prag şehir tutmuz rehberimizin eşliğinde başlıyor. Tur otobüsümüz bizi Old City denen eski şehir meydanında bıraktı.



Old City


Old City
 
İlk durağımız tüm görkemiyle Cumhuriyet Sarayı ve ardından Avrupa’nın en güzel ve en eski katedrallerinden St. Vitüs Katedrali bu sıralamayı takip ediyor.




Cumhuriyet Sarayı



St. Vitüs Katedrali


St. Vitüs Katedrali
 
Katedralin büyüsünden sıyrılıp Prag Kalesi’ne doğru yola koyulabilirseniz adeta bir tören havasında gerçekleşen kaledeki asker nöbet değişimini de görebilirsiniz.
 



Prag Kalesi

Prag Kalesi benzerleri gibi şehrin en yüksek yerine kurulmuş, bu sebeple şehrin heryerinden rahatlıkla görülüyor. Tabiki aynı şekilde kaleden şehrin manzarası da muhteşem …

 



Şehir Manzarası






Kaleden aşağı doğru ara sokaklarda öylesine hayran hayran dolşatık, yolun sonunda “Karlov Most” veya diğer adıyla “Charles Köprüsü” ne vardık. Bu köprü bize bu muhteşem manzarayı sundu :
 
Charles Köprüsünden Prag
Sadece yaya trafiğine açık olan bu 1300’lü yıllarda yapılmış köprü Prag için çok önemli, köprü her 10-15 metrede bir sağlı sollu aziz heykelleri ile dolu… Bir tane de Osmanlı figürü var bu heykellerin arasında. Köle tacirini canlandıran bu figür Osmanlı hükümdarlığının barbarlığını simgeliyor “onlara” göre (!)




 



 



Charles köprüsü gibi daha birçok köprü Vıltava nehri boyunca sıralanıyor. Biz vakit ayıramadık ancak siz giderseniz, gün bitmeden yapacaklarınız arasına Vıltava Nehri’nin üzerinde tekne gezintisini de eklemeyi unutmayın. Ayrıca akşamları bu teknelerde şehrin ışıklarının vurduğu nehrin üzeerinde gezerken yemek de yiyebilirsiniz.

Vıltava Nehri
 
Vıltava Nehri
 
Vıltava Nehri
 
 
Vıltava Nehri
 
Vıltava Nehri
 
Vıltava Nehri



Charles köprüsünden karşıya geçince karşımıza çıkan eski şehir meydanını azizlerin kuklalarıyla süslü astronomik saat kulesini görmek isteyenler doldurmuş. Her gün saat 12:00 olduğunda kulenin çanı 12 kere çalıyor ve saatin üzerindeki minik figürler dışarı çıkıp müzik ile beraber dans ediyorlar. meydanda toplanmış tüm bu kalabalık da bu mini gösteriyi izlemek için bekliyor ve tabiki biz de …



Astronomi Saati
 
Astronomi saati 1410 yılında inşa edilmiştir ve dünyadaki en eski 3. astronomik saattir. Ancak içlerinde çalışır durumda olan tek saat budur.  Saat diyoruz ama aslında astronomik olayları göstermek için tasarlanmış bir düzenektir; Ay’ın, Güneş’in hareketini ve burçları gösterir. Çok hassas hesaplanmış çarklar döndükçe güneş, ay ve burçlar döner durur belli bir düzende.
 


Eski Şehir Meydanı

Astronomi kulesi o meydanın bir köşesinde göğe yükselirken tam karşısında iki kule görürüz. O kuleler “Teynkirche” yani “Tyn” kilisesine aittir. Kilisenin içinde ise bir mezar vardır, Tycho Brahe’nin mezarı. Astronomi saatine doğru yatmış ebedi uykusundaki Tycho Brahe tüm zamanların en meşhur astronomlarındandır.

 

Teynkirche (Tyn Kilisesi)
 
Kısa bir yemek molası sonrası tekrar Prag sokaklarında yürümeye başlıyoruz, dikkatimi çeken şey çok sayıda kukla, oyunca bebek ve biblo satan dükkan olması…
 



Akşam olmak üzere eski şehri gezmeye devam ediyoruz ama artık iyice yorulduk, tramvay durağına kadar elimde fotoğraf makinası ile yürümeye devam ediyoruz, ordan da tramvaya atlayıp otele dönüyoruz.

 


 

Prag’daki 2 günümüz bu şekilde sonlanırken 3. ve son günümüzde Çek Cumhuriyetinin sağlık turizminde önemli bir uğrak noktası olan Karlovy Vary’ye gidiyoruz. Detaylar için :



 


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir